Giresun Hangi Oğuz Boyundan?
Giresun, denizle iç içe bir şehir. Bazen sabahları, dalgaların sesiyle uyanmak gibidir orada olmak. Hayatımda birkaç kez gitme şansım oldu ve her seferinde orada geçen zaman, sanki zihnime kazınmış gibi oldu. Şehir hakkında düşündüğümde, bir yandan denizin serinliği, bir yandan da o huzur verici yeşillikler aklıma gelir. Ama bir gün, bir sohbet sırasında, hiç beklemediğim bir soruyla karşılaştım: “Giresun, hangi Oğuz boyundan?”
O an kalbimde bir şeyler yerinden oynadı. Bazen böyle sorular, sizi derinlere çeker, bir anda geçmişin kapılarını aralar. Zihnimde Giresun’un hangi Oğuz boyundan geldiğine dair bir cevabım yoktu. Çünkü o gün, şehri sadece deniziyle, ormanlarıyla, insanlarıyla tanıyordum. Ama o soru, bir şekilde beni düşündürmeye başladı.
Bir Gece, Bir Sohbet, Bir Soru
Kayseri’de, en sevdiğim kafelerden birindeydim. İçerisi sıcacık, taze kahve kokuları havada uçuşuyor. Arkadaşım Ali, elindeki dergiyi yere bırakarak bana doğru döndü. “Giresun’u biliyor musun?” diye sordu. “Biliyorum tabii,” dedim, “Yeşiliyle, deniziyle, huzuruyla, bir rüya gibi bir yer.” Ama o, gözlerinde bir parıltıyla, “Peki, Giresun hangi Oğuz boyundan?” diye ekledi.
Bir anda kendimi o kadar hazırlıksız hissettim ki! Bu soruyu sormadan önce her şey gayet normaldi. Ama bir anda kendimi çocuk gibi hissettim. Cevap veremedim. Hangi Oğuz boyundan geldiğini, Giresun’un geçmişindeki kökleri, bu soruyu çok iyi bilmem gereken bir soru gibi geldi. Hayal kırıklığına uğramıştım; gözlerim bir anda dondu. Kendime, “Bunu bilmiyor muyum?” diye sordum.
Ali’nin biraz güldüğünü fark ettim. “Merak etme, biliyorum,” dedi. Ama bir anda içimde bir boşluk oluştu. Köklerimizi, tarihimizi daha derinlemesine tanımadığımı fark etmek beni rahatsız etti. Bunu bilmek, şehri daha çok sahiplenmek gibi bir şeydi. O anda bir anda tüm Giresun’u, onun geçmişini ve orada yaşayan insanların kökenlerini anlamak istedim.
Oğuz Boyları ve Giresun’un Kökleri
Giresun, tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Ancak kökenlerini aradığımızda, Oğuz boylarıyla bir bağ kurmak hiç de şaşırtıcı değil. Oğuz boyları, Türklerin en büyük boylarından biridir ve Orta Asya’dan başlayıp Anadolu’ya kadar yayılmışlardır. Giresun, bu göçlerin içinde yer almış ve zamanla Oğuz boylarının bir parçası olmuştur.
Giresun’un hangi Oğuz boyundan geldiği sorusuna dair daha fazla şey öğrendikçe, içimdeki boşluk biraz olsun dolmaya başladı. Giresun’un, özellikle Çepni boyuyla yakın ilişkisi olduğunu öğrendim. Çepniler, Oğuz boylarının içinde cesur ve savaşçı bir halk olarak bilinir. Bu halk, Giresun’un yaylalarından Karadeniz’e kadar uzanır ve kökleri tarihin derinliklerine kadar gider. Çepnilerin yerleşim alanları, Giresun’un dağlarında ve yaylalarında hala görülür.
Geçmişe Yolculuk
Bir hafta sonra, Giresun’a doğru yola çıkarken, gözlerimde farklı bir bakış vardı. Giresun’daki her bir yapıyı, her bir caddeyi, dağları ve denizi başka bir gözle görüyordum. Sanki bir tarih kitabı okur gibi, her adımda bir şeyler öğreniyordum. Şehirde yürürken, kendimi bir parçasıymışım gibi hissettim. Bu defa Giresun sadece yeşil alanlar ve denizle değil, tarihle, geçmişle, köklerle de doluydu.
Bir akşam Giresun’un merkezinde yürürken, yolda karşılaştığım yaşlı bir adam, “Buraların toprağı, bizi özler,” dedi. Onun ne demek istediğini hemen anlamadım ama o an, bir anda o kadar güçlü bir bağlantı kurdum ki. Giresun’un geçmişiyle, bugünüyle bir bütün olduğunu hissettim. Belki de bu topraklar, o kadar uzun bir geçmişi barındırıyor ki, bir zamanlar buralarda yaşayan Çepniler’in ruhları hâlâ burada dolaşıyor.
Bir Şehir ve Bir Kültür: Giresun
Giresun, sadece Oğuz boylarından birinin izlerini taşıyan bir şehir değil, aynı zamanda bir kültürün, bir tarihin, bir halkın da simgesidir. Oğuz boylarıyla olan bağı, her sokağında, her taşında, her ağaçta saklıdır. Ve Giresun’u anlamak, aslında kendi kimliğimizi de anlamak gibidir. Giresun, o kadar özeldir ki, her köşesi, her sahili bir anlam taşır.
Şimdi o soruyu sorduğumda, artık ne hayal kırıklığı hissi var ne de kaybolmuş bir düşünce. Giresun’un hangi Oğuz boyundan olduğunu öğrendim, ama ondan çok daha fazlasını öğrendim. Oğuz boylarının içindeki Çepni boyunun bir parçası olduğumuz gibi, bu şehirde bir parçamız var. Bunu bilmek, o kadar değerli bir şey ki! Giresun’u anlamak, aslında insanın köklerini ve geçmişini anlamak gibi bir şeydir.
Şimdi, Giresun’a her gittiğimde, o ilk soruyu hatırlıyorum ve içinde kaybolduğum duyguları düşünüyorum. Giresun’un hangi Oğuz boyundan geldiğini öğrenmek, aslında bir yolculuğa çıkmak gibiydi. Bu yolculuk, beni geçmişe, köklere ve tarihe götürdü. Ve Giresun’a her adım attığımda, sanki bir parçamı buluyorum.