Kayseri’de Bir Kış Akşamı ve İçimde Başlayan Fırtına
Kayseri’de kış her zaman biraz sert gelir ama bu yıl başka bir soğuk vardı; dışarıdaki havadan çok içime çöken bir ağırlık gibi. O akşam eve dönerken ellerim cebimdeydi ama yine de üşüyordum. Sanki hava değil de hayatın kendisi keskinleşmişti. 25 yaşındayım ve uzun zamandır ilk kez kendimi bu kadar yalnız hissettim.
O gün işten erken çıkmıştım. Normalde böyle bir şansım olunca mutlu olurum ama o gün içimde garip bir sıkışma vardı. Gün boyunca patronun sürekli üzerime gelmesi, arkadaşım sandığım kişinin arkamdan konuştuğunu öğrenmem, üstüne bir de eski sevgilimin sosyal medyada başkasıyla gülerek fotoğraf paylaşması… Hepsi aynı günün içine sıkışmıştı.
Eve yürürken kendi kendime sordum: “Ben neyi yanlış yaptım?”
Ve o sorunun cevabı yoktu.
Günlüklerime Sığmayan Bir İç Dünya
Yıllardır günlük tutarım. Kimseye anlatamadıklarımı deftere dökerim. Kalem elimdeyken daha dürüst olurum. Ama son haftalarda yazdıklarım bile bana yetmemeye başladı. Sanki kelimeler içimdeki düğümü çözmüyor, sadece daha da sıkıyordu.
O akşam defterimi açtım. Sayfanın başına tek bir cümle yazdım:
“Bunun adı karma dönemi mi?”
Karma dönemi nedir diye ilk kez o an bu kadar ciddi düşündüm. Daha önce duymuştum; “Ne yaparsan sana geri döner” derlerdi. Ama bunu hep basit bir cümle sanmıştım. Bir çeşit teselli gibi. Oysa yaşadıklarım, teselliyle açıklanamayacak kadar gerçekti.
Deftere bakarken aklıma son birkaç ay geldi. Belki de her şey yavaş yavaş birikmişti. Belki de evren bana tek tek cevap veriyordu, ben ise sadece geç anlıyordum.
Arkadaşlıkların Sessiz Çatlağı
En yakın arkadaşım dediğim kişiyle aramda bir mesafe oluştuğunu fark etmiştim ama önemsememiştim. Küçük şeylerdi: mesajlara geç cevaplar, planları iptal etmeler, bakışlardaki değişim…
Sonra bir gün ortak bir ortamda, benim hakkımda söylediği cümleleri duydum. Gülerek anlatıyordu ama her kelimesi içime batıyordu. O an yüzüne bakamadım. Sadece sessiz kaldım.
Eve döndüğümde içimde garip bir boşluk vardı. Kızgınlık değil sadece… bir kırılma. İnsan bazen bağırmak istemez, sadece yok olmak ister.
O gece düşündüm: Ben mi fazla verdim, yoksa yanlış insanlara mı verdim?
İşte o soruyla birlikte karma dönemi kavramı zihnimde daha netleşmeye başladı. Sanki hayat, verdiğim her duygunun karşılığını farklı bir şekilde önüme koyuyordu. Ama bu bir ödül gibi değil, daha çok yüzleşme gibiydi.
Karma Dönemi Nedir? İçimdeki Anlam Arayışı
Değerli Ciga okurları, bu makalemizde “Karma dönemi nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
Karma dönemi nedir diye kendime sorduğumda artık basit bir tanım aramıyordum. Bu, kitaplardan öğrenilecek bir bilgi gibi değil, yaşanarak anlaşılacak bir süreçti.
İçimde oluşan anlam şuydu: İnsan ne verirse, bir şekilde onu yaşıyordu. Ama bu birebir aynı şekilde değil. Bazen bir söz olarak, bazen bir kayıp olarak, bazen de beklenmedik bir yalnızlık olarak geri dönüyordu.
Benim için karma dönemi, hayatın aynayı yüzüme tutması gibiydi. Ama o ayna nazik değildi. Gerçeği yumuşatmıyordu.
O gün defterime şunu yazdım:
“Belki de bu dönem, bana kim olduğumu öğretmeye çalışıyor.”
Ama bunu yazarken bile kendime kızgındım. Çünkü değişmek istemiyordum. Sadece acının geçmesini istiyordum.
Eski Sevgili, Yeni Sessizlik
Onu düşündüğümde hâlâ içimde bir sızı oluyor. Her şey çok hızlı başlamıştı ama bitişi çok sessiz olmuştu. En zor olan da buydu zaten: bağırarak biten şeyler değil, sessizce yok olanlar insanı daha çok yaralar.
Bir gün mesaj attı. Kısa, soğuk bir mesajdı. Sanki yıllar değil de sadece birkaç gün konuşmamışız gibi.
“İyi misin?”
Bu kadar basit bir cümle, içimdeki bütün düğümleri yeniden açtı.
Cevap vermedim.
Ama saatlerce ekrana baktım.
O an anladım ki karma dönemi sadece başkalarının bize yaptıklarıyla ilgili değilmiş. Bizim yapmadıklarımız da bir şekilde geri dönüyordu. Söylemediğimiz sözler, ertelediğimiz yüzleşmeler, kaçtığımız duygular…
Hepsi bir yerde birikiyordu.
İçimde Biriken Sessiz Hesaplaşma
Kendi kendime dürüst olduğumda şunu fark ettim: Ben de bazı insanlara yarım kalmıştım. Ben de bazılarını anlamamıştım. Belki de farkında olmadan ben de birilerinin içinde kırıklar bırakmıştım.
Bu düşünce beni rahatsız etti.
Ama aynı zamanda gerçekti.
Karma dönemi nedir sorusu artık daha netti: Sadece başımıza gelenler değil, başkalarına bıraktığımız izlerin bize dönüşüydü.
Kayseri Sokaklarında Yalnız Bir Yürüyüş
Bir gece dışarı çıktım. Kar hafif hafif yağıyordu. Sokak lambalarının altında düşen kar taneleri sanki zamanı yavaşlatıyordu.
Yürürken kulaklığımda müzik vardı ama aslında hiçbir şey duymuyordum. Kafamın içinde kendi sesim dönüyordu.
“Bunları hak ettim mi?”
Sonra başka bir ses:
“Belki de hak etmek değil, öğrenmek.”
O an bir şey değişti içimde. Acı tamamen geçmedi ama şekil değiştirdi. Daha katlanılabilir bir hale geldi.
İnsan bazen acının kendisiyle değil, anlamıyla baş edemiyor.
Yüzleşmenin Sessiz Öğretisi
Sonraki günler kolay olmadı. Ama farklı bir şey vardı: artık olanları sadece yaşamıyordum, anlamaya çalışıyordum.
İş yerinde yaşadığım gerilimler azalmadı ama ben farklı tepki vermeye başladım. İnsanların sözlerini kişisel almamayı öğrenmeye çalıştım. Başarılı mıydım? Hayır.
Ama deniyordum.
Ve bu bile bir başlangıçtı.
Arkadaşlıklarımın bazıları tamamen koptu. Bazıları ise sessizce mesafeye dönüştü. Eski sevgilimle hiç konuşmadım. Ama içimdeki gürültü yavaş yavaş azaldı.
Karma dönemi nedir diye tekrar düşündüğümde artık korkutucu bir şey gibi gelmiyordu. Daha çok bir temizlik gibiydi. Ağır ama gerekli.
Kendimle Kaldığım Anlar
Geceleri en zor zamanlardı. Çünkü günün kalabalığı gidince insan kendine kalıyor. Ve ben kendime kaldığımda hep aynı sorularla karşılaşıyordum.
“Ben kimim?”
“Ne istiyorum?”
“Bu kadar kırılgan olmak normal mi?”
Cevaplar her zaman net değildi.
Ama bir şey netleşiyordu: artık eski ben yoktu.
Ve bu kayıp gibi hissettirse de, içinde yeni bir şeyin doğduğunu da hissediyordum.
Umutla Gelen Sessiz Değişim
Bir sabah uyandığımda ilk kez uzun zamandır içimde ağır bir his olmadığını fark ettim. Bu bir mutluluk patlaması değildi. Daha sakin bir şeydi.
Sanki içimdeki fırtına biraz dinmişti.
Defterimi açtım. Uzun zamandır ilk kez uzun bir şey yazdım:
“Belki de karma dönemi, insanın kendini yeniden duymaya başladığı dönemdir.”
Kalemi bıraktığımda gözlerim doldu ama bu sefer farklıydı. Acıdan değil, farkındalıktan.
Bugün “Karma dönemi nedir” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Ciga ile daha fazla içerik için takipte kalın!
Sonunda Kendime Döndüğüm Yer
Bugün hâlâ Kayseri sokaklarında yürürken bazı şeyleri hatırlıyorum. Ama artık eskisi gibi ezilmiyorum.
Karma dönemi nedir diye soran olursa, artık uzun açıklamalar yapmam gerekmiyor içimde.
Sadece şunu biliyorum:
İnsan bazen kendi geçmişinin içinden geçerek büyüyor. Ve o süreç ne kadar zor olursa olsun, sonunda insan kendine biraz daha yaklaşıyor.
Ben de öyle oldum.
Ve ilk kez, kendimle aynı taraftayım.
Sitemizden Önerilen: Ketozlar nedir ?